floransa 2

ikinci gunumde floransayı bastan sona gezdim diyebilirim. 50 € verip aldigim firenze card’ı olabildigince kullandim.

ilk olarak nutella, akdeniz zeytini ve kasar peynirinden olusturdugum mütevazi italyan kahvaltımı hazırladim. Allaha sükür persefone palace’i bulabilmisim yoksa tek kisilik odada kalamayacagim icin bu mümkün olmayacaktı. Kahvaltıyı takiben yola koyuldum ve bilmedigim tarafa dogru yürüyerek otobüs duragı aramaya basladim.

İtalyan usulü kahvaltı. Zeytin, kasar peyniri ve nutella.

Tabi durak bulamadim. Ve tam gaz yürümeye devam ettim. Bilmedigim sokaklara gittigim icin , ve bulundugum kısım haritada yer almadigi icin sehirden uzaklasıyorum kaygısı belirmeye basladi. Yol üstünde buldugum bir bakkaldan, su aldim. Floransa ve venedikte, merkezi noktalardan bu tur ihtiyacları almamak lazim. Ara sokaklarda cok daha ucuz. Bir bucuk litrelik bir suyun fiyatı, 2 € ‘ya kadar farkedebiliyor.

Neyse kendimi tam kaybettigim sırada , san marco meydanında buldum. Burada da san marco müzesi vardı ve hemen iceri daldim. Sükür ki, bizim firenze kard işe yaradı ve müzeyi gezdim. San marco müzesi daha cok hz.isa figürleri üzerine kurulmus, eski caglardan kalma elyazması kitapları ve incilleri barındıran bir müze. Sanırım resimleri türkiyeye donunce eklerim.

Buradan cıkarak, yürümeye devam ettim. Zaten bu noktadan güneye dogru bütün sokaklar müze ve kilise dolu. İstemesenizde önünden geciveriyorsunuz. O nedenle floransada bol bol yürümek lazim. İnsan arabayla giderken bircok seyi kacırabilir ama  yürürken kacirmak cok zor.

Burayı takiben SS Annunziata meydanına geldim ve hemen kosesindeki basilica SS Annunziata’ya girdim. Ayin esnasında bozmadan bir kac fotografla burayı kapatıp, buranın arkasında bulunan arkeoloji müzesine girdim. Bu müze cok büyük. Yüzlerce binlerce parca bulunuyor ve tamamını hakkını vererek gezmek saatler alır. O nedenle ben hızlıca bir giris cıkıs yapıp yola devam ettim. Bu arada fotograf cekmenin yasak oldugu tek yer,san marco meydanındaki isa figürlerinin bulundugu yerdi. Bunun dısındaki tüm müzelerde flash kullanmaksızın fotograf cekmek serbest.

Museo Archeologico Nazionale’yi de bitirdikten sonra science müzesini aramaya koyuldum. önüne gittigimde burası bir yüksek okulmus. ve Bu okulun hemen yanında bir planetaryum varmıs, Orası da haftasonu kapaliydi o yüzden orayı es gecmek zorunda kaldim.

Takiben, santa maria del fiore dedikleri Duomo (büyük katedral) ya gittim. Burada saat 12 sularıydı ve su şişemi doldurma zamanım gelmisti. Bu katedralin önündeki icme suyu akan musluklardan şişemi doldurdum. Bir de ne göreyim, duomo’nun giris sırası 10-15 dakikalik bir sıra. Hemen buraya gectim ve katedrale girmek icin beklemeye basladim. Bu esnada, etrafımda olan ve bir cümlenin icinde 40 kez ‘like’ ve ‘kind of ‘ kullanan amerikalılardan midem bulandı.

Büyük katedralin tepesinde türklerle birlikte...

Floransaya giden herkes, mutlak surette duomo’ya cıkmali. Mutlaka ama Mutlaka, cok unutulmaz bir katedral. Daracik merdivenlerden o devasa yapının tam tepesine kadar cıkıyorsunuz. Arada sırada el büyüklügündeki  pencerelerden dısarıyı kol acan ediyorsunuz. Uzun ve yorucu bir tırmanısın ardından duomo’daydık. Benimle birlikte cıkan 60-70 yaslarındaki amcalar, teyzeler bir hayli yoruldular ama ben onların tırmanısına hayran kaldim. Gercekten yorucu bir tırmanıs ve yukarı cıktıgınızda duomo’nun tepesinden bütün floransa ayaklarınızın altında kalıyor. Burası merkezin en yüksek noktası. Bu sehre piazzale michalengelo’dan bakmaktan kesinlikle daha keyifli ve daha eglenceli.

Santa Maria del Fiore (diger adıyla Duomo) : Büyük Katedral

Duomo’yu tırmanırken cektigim resimlerden birisi de bu ;

Carsi ve ultraaslan floransa'da.

Burada tanıstıgım turklerle fotograf cektirdikten sonra meshur floransa koprüsüne gittim. Oradaki bir fotografı takiben, köprünün hemen arka tarafındaki  galileo science müzesine girdim. Burada orta cagdan beri bilimin herhangi bir dalıyla ilgili yapılan hemen hemen hersey bulunabilir. Termometrelerden, gyroscope ‘lara, medikal tıp uygulamalarından, astronomiye , optic’den elektromagnetism ve elektrostatice kadar hersey sergilenmis . Tek kelimeyle sabahtan aksama kadar gezebileceginiz bir bilim müzesi.  Buradan sonra, kaldigim yere gectim ve son gunum icin dinlendim. Simdilik bu kadar. Insallah italya-ispanya macını venedikte bir yerde güvenli bir sekilde izlemek nasip olur.  🙂

Etiketler: , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.